Amanda Bravo’da Kinfolk Sofrası Kurduk

 

2015’in ilk Kinfolk Magazine etkinliğini Emirgan’daki Aman Da Bravo‘da gerçekleştirdik. Aman Da Bravo ya da bazılarına göre Amanda Bravo tek kelimeyle muhteşem bir restoran. Harika cateringlere imza atan Melis Korkud ve İnanç Baykar ikilisinin her köşesini ayrı bir güzelleştirdiği saklı cennet. Temamız toprağın altındakiler olduğundan temamıza uygun olarak İnanç Baykar’ın hazırladığı harika yiyecekler vardı soframızda. Menüde neler yoktu ki: Pancar & Elma Çorbası Shot ile başlayan ziyafete masadaki Fırın Ispanak Kökü, Deveci Armudu & Rezene, Zeytinyağlı Kereviz, Pırasa & Nohut, Ev Yapımı İsli Somon & Rezene-Havuç Salatası eşlik etti. Ana yemek olarak kök sebzelerini yediğim ve benden hariç herkesin tadına baktığı Fırın Kuzu Gerdan vardı. Et yemeyen biri olarak masadaki sebze miktarının fazlalığı beni inanılmaz mutlu etmeye yetti. Tatlı olarak da Çikolatalı Truffle Cake & Pancar Dondurma vardı. (Bu tatlı hala rüyalarıma giriyor.) Misafirlerin her biri birbirinden şahsına münhasır kişilerdi. Masadaki sohbet ve yeni tanışıklıklar için çok mutluyum. Düğme Film tabi ki de yine bizimleydi. <3

Masadaki o güzel mermerler de Melis’in kızkardeşinin markası Mermer‘e aitti. Yolunuz Bebek’e düştüğünde uğramalısınız.

Daha fazla fotoğraf için buyrun : Kinfolk Türkiye Facebook Topluluk sayfası

Yağmuru Tohum Bombasıyla Karşılayın!

Önümüzdeki haftalar yağmurlu geçecek, bu fırsattan istifade tohum bombası yapmaya karar verdik. Bu yağmurlara filizlencek tohumlar hediye etmek dileğimiz. 3.cemrenin düşmesini ellerimizi hafiften pisleterek kutlayacağız.

Bunun için ihtiyacımız olan şeyler gazete kağıdı ya da kullanılmış kağıt, kır çiçeği tohumları, tülbent bezi ya da kurulama bezi, su ve buz kalıbı… Kağıtlar kalınsa bir gece önceden ıslatın. Gazete kağıdını ılık su ile ıslatınca çok kolay yumuşuyor. Kağıtlarınız kalınsa eski bir blender kullanmanız gerekebilir.

Yumuşayan kağıtların içine tohumları dökün ve karıştırın. Sonra bu karışımı tülbentten geçirin. Tülbentte kalan tortuyu buz kalıplarına koyun ve kurumaya bırakın. Sonra sevdiklerinize hediye edin, çantanızda taşıyın..Her köşe başındaki çıplak toprağa fırlatın!!

Yenilebilir ot tohumlarından da tohum bombaları yapılabilir..Ya da ayçiçeği tohumlarından..Tamamiyle size kalmış..Ama sokakları renklendirmek için en uygunu kır çiçekleri diye düşündük…

Yeşil Parmaklı Olmak

“Yeşil Parmaklı” olmaya dair hazırladığımız bir yazımız var. Bakımı kolay ve uzun ömürlü bitkilere dair ipuçları verdiğimiz bir platform oluşturmak istiyoruz. Ama bundan önce bu kavramın hayatıma nasıl girdiğini, Yeşil Parmaklı Çocuk ile nasıl tanıştığımı anlatmak istedim. Yeşil Parmaklı Çocuk- ile güncellenmiş adı ile –Yeşil Parmaklı Tistu ile ilkokulda tanıştım. Maurice Durion’un yazdığı kitabın kahramanının oldukça hüzünlü bir hikayesi vardı. Günümüzdeki gri hayatlarımıza yeşil arayışımızın kahramanı o. Kısaca özetleyecek olursam; Tistu’nun babası zengin bir savaş topu üreticidir. Tistu’dan beklenen büyüyünce her zaman hatırı sayılır miktarda müşterisi olan fabrikanın başına geçmesidir. Ama Tistu hem yalnız hem de okula uyum sağlayamayan bir çocuktur. Bu durum sonucu Tistu için farklı bir eğitim methodu seçerler. Ve bunun neticesinde bahçıvan Bay Posbıyık ile tanışır. Ve yeşil parmaklı olduğunu keşfeden kişi Bay Posbıyık olur. Tistu nerede olursa olsun tohumlara dokunduğu anda hemen çiçek açmaktadır. Ve Tistu işe koyulur; hapishaneler, parklar, hastaneler yeşillenir hatta şehrin isminin Çiçekkent diye değiştirilmesine sebep olacak kadar çok çalışır. Sonunu anlatmak istemiyorum..Biraz hüzünlü..Sevdiklerime hala bu çocuk kitabını hediye etmekten vazgeçmiyorum..Dilerim siz de okursunuz. Hayat yeşillendikçe güzel..

Ve herkesin içindeki o yeşil parmaklı çocuğa selam..Yakında o çocukla tekrar buluşmanız gerekecek..